top of page

Bakış Açısını Değiştirebilen Kişilere Neden İhtiyacımız Var?


"Eğer, bir fikrim var yerine,

  • bir hipotezim var,

  • test edelim,

  • geçerli olup olmadığını doğrulayalım,

  • ne kadar çabuk doğrulayabileceğimizi soralım ve

  • geçerli değilse

  • alternatifler üzerine düşünelim,

derseniz, her şeyi bilme düşüncesinden her şeyi öğrenme zihniyetine kaydırarak öğrenen organizasyon olma yolunda itici bir gücünüz olur." Microsoft CEO'su Satya Nadella


Nadella bakış açısını değiştirmenin yollarını sunmuş. Burada kritik olan "Her şeyi bilen" bir düşünce yapısından kurtulmaktır.


Bakış açısını değiştirebilen kişiler özgüvenli, çevresindeki kişilere saygılı ve öğrenmeyi fırsat olarak görür. "Bu iş olmaz, bu çalışmaz, bence doğrusu bu... kalıplarının yerine mümkün olan ne, seçeneklerimiz neler, sen nasıl görüyorsun... gibi öğrenmeye yönelik kapıları açan kişilerdir.


Bakış açısını değiştirebilen kişiler, çevresindekilere de yeni pencereler açan kişilerdir.

"İnovatif bir fikir ya da karmaşık bir problem çözümleri neleri bilmediğimizi öğrenmekten geçer, varsayımlar ya da tahminlerden değil".


Bakış açısını değiştirebilen kişilerin iki ana özelliği vardır.


  1. Yardım İsteyebilir

  2. Geribildirim Alabilir


Bu saf bir fedakarlık değildir temelinde Öğrenme Zihniyetini geliştirmek yatar. Burada zihinsel bir modele ihtiyaç duyarız. Bu modellerden biri de #JOHARİ penceresidir.


Bir fikir ya da çözüm üzerinden geribildirim almak zor iştir. Hele ki işin sonunda bir başarı ve başarısızlık duygusu yatıyorsa...


Tüm bunlara rağmen yardım isteme ve geribildirim alma konusunda kendimizi geliştirebilirsek bambaşka alanlara yelken açmış oluruz.


Açık Alan:

Fikrimizle ilgili ve kendimizle başkalarının da bildiği bizim de bildiğimiz alanlarımız vardır. Ne olduğunu ve nasıl olduğunu biliriz, çözümünü biz de başkaları da bilir. "Lastik Patladı" gibi geribildirim almak.


Kör Nokta:

Geribildirim alabilmek, başka uzmanlıklara saygı duymak, ne öğrenebileceğimize açık olmak.


Bu alanda işimiz zor çünkü fikrimiz evladımız gibidir. Ona laf söz gelsin istemeyiz, her soruya mutlak önceden düşünmesek de bir cevabımız vardır.


Bu alanda gelen soruları yolumuza çıkan "KEÇİ" olarak algılarız. Onu hızlıca yolumuzdan uzaklaştırmak isteriz.


Buradan gelen sorular için teşekkür etmek, yardım almanın da önünü açar. Her şeyi bilen biri olarak gözükmenin alanı burasıdır.


Bakış açısını değiştirebilen kişiler hem bizim hem de kendi kör noktalarını öğrenme konusunda motivasyonu olan kişilerdir.


Kör Noktaları yakaladıkça geliştiğimizi ve büyüdüğümüzü hissederiz.


Gizli Alan:

Yardım isteme yeridir. Bu alan için ciddi özgüven gerektirir. Çünkü zihnimizde 3 korku türü ile yarışırız. "Başarısızlık, Yargılanma ve Bilinmezlik"


"SİSLİ" alandır. Fikrimizle ve kendi gelişim alanımızla ilgili açık kısımlar vardır. Bunları da çok gizlemekle mücadele etmek yerine, yardım istemek keşfe açılan büyük bir adımdır.


Keşfedilmemiş Alan:


"AHA" anıdır. Bizim ve başkalarının bilmediği yerdir. Geribildirim ve yardım alarak yeni şeyler keşfettiğimiz "pivot" (çark etmek) edilen yerdir. Pivot Etmek, esnek olabilmek, yön değiştirebilmek, çevik ve enerjik olarak ifade edebiliriz.


Johari Penceresinden bakarak hem kendimizin hem de çevremizdeki insanların bakış açılarını değiştirmelerine yardımcı olabiliriz.


Bakış açısı değiştirme becerilerini geliştirmeye odaklanan Design Thinking eğitimlerimizi inceleyebilirsiniz.



65 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page